ŞEKER GİBİSİN DERKEN CİDDİ MİYİZ?

ŞEKER GİBİSİN DERKEN CİDDİ MİYİZ?

Evet, ciddiyiz galiba. Böyle insanlardan da ayrılmak istemez, her etkinlikte, hoş sohbetimizde, anımızda yanımızda olsun isteriz. Tıpkı şeker de biz de böyle bir etki bırakıyor. Tükettikçe tüketesimiz, adeta aşermelerimiz yani daha bilimsel olarak bağımlılığımız oluyor.

Şekerin beynimizde bıraktığı etki ne yazık ki uyuşturucuyla aynı düzeyde diyebiliriz. Uyuşturucu maddenin ve şekerin kana karışması durumunda beyin loblarındaki değişiklikler aynı bulunmuştur. Bir diğer işlev olarak seratonin salgısını arttırıp mutluluk verdiği için keyif verici işlev görür ve bu da onu vazgeçilemez kılar (!) Rafine şeker yani basit şeker, 15-20 dakika ki oldukça kısa biz zaman dilimi, kanımıza karışır ve aynı hızla da kan şekerimizde düşüşe sebep olur. Bu istemediğimiz bir durumdur. Fazla salgılanan insülin yağ olarak depolanacaktır. Bu da fazla kiloları kaçınılmaz kılar ve dahi kilo vermenizde dirence sebep olabilir. Küçük bir dip not düşerek şeker dosyasına devam edelim: Kompleks karbonhidratlar kan şekeri seviyenizi yavaş yükseltir ve yavaş düşürür. Böylece daha tok hisseder daha az insülin salgılarsınız.

Tatlı algısına ne yazık ki doğuştan alışkınız! Yapılan araştırmalarda bebeklerin şekerli tatlara olan eğiliminin diğer tatlara nazaran dikkate değer farkla fazla olduğunu göstermektedir. Böyle bir temeli, porsiyonsuz ve zamansız tüketimlerle daha da sağlamlaştırdığımız için vazgeçmeyi değil ‘alternatifini’ düşünüyoruz. Bu düşüncelerle de ortaya tatlandırıcı keşifleri çıktı. Daha az kaloriye sahip olmalarıyla daha cazip gibi dursalar da tatlandırıcılar da karaciğerimizde früktoza dönüşerek şeker ile aynı sonuca varmaktadırlar. Şekersiz ama tatlandırıcılı ürünler genelde içecek sektöründe göz dolduruyor. ‘zero’, ‘light’, ‘şekersiz’ gibi ifadelerle masum gibi gözüken ama etki mekanizması sonuç olarak aynı olan ürünlerin tüketimine dikkat edilmelidir.

Yerine sevemem… Ama yerini daha iyi doldurabilirim. Kesinlikle meyveler hayatımızdaki doğal şekerler üstelik lif içermesi de cabası. Hem beynimizden bağırsaklarımıza fayda sağlayacak meyveleri şeker isteğinin yerine koymak gayet akıllıcadır. Yine ufak bir not: Muz dilimlerini kakaoya bulamak, kuru kayısıların içine ceviz ya da badem gibi yağlı tohumlar koymak, elma dilimlerinize tarçın serpmek gibi kolay öneriler sizi korumanın yanında sağlık ta katar.

Şimdi toparlayalım; şeker gibisin derken gayet ciddi olduğumuzu anladık. Yerine koyulabilecek alternatifleri saydık ve farkındaysan önerilerimiz arasında paketli, üzerinde light, şekersiz gibi ifadeler bulunan ürünler yok. Bu yüzdendir ki bu konuda en dikkat etmen gereken nokta etiket okumadır. İçerik kirliliğini ancak etiketi doğru inceleyerek hayatına dahil etmeyebilirsin. Patates, mısır, ekmek, sebze ve meyve her neyse… Bu besinlerden porsiyonunca diyetine dahil et ancak tüketmemen gerekenleri hayatından çıkar ve alternatif sağlığa kucak aç. Unutmadan ufak bir not daha: Egzersize ayırdığın zamanı artırarak şeker tüketiminin ve isteğinin önüne geçebilirsin. O zaman yavaşça kıpırda ve spor ayakkabılarına yönel!

Diyet-D Çanakkale administrator

Bir cevap yazın